Anasayfa   Forum   Haber   Resim   Video   İletişim   
ARALIK İLÇEMİZ ASFALTLA TANIŞTI  |  Eğitim-Bir-Sen Iğdır Şubesi Türkiye Birincisi Oldu  |  Iğdır Spor 2019-2020 Sezonunun Hazırlıklarına Başladı  |  Iğdır Lisesi 1986 Yılı Mezunları Ankara’da Buluştu  |  Trabzon'da Kürt Bölgesel Bayrağı Takan Turistlere Linç Girişimi!  |  17 Kişinin Can Verdiği Iğdır Plakalı Minibüse 57 Kişi Bindirilmiş  |  Giderleri Tıkayacak Atıkları Atmayanız!  |  CANER BALIĞI ÜRETİMİ YAPILABİLİRLİĞİ  |  KARAKUŞ AİLESİNDEN TEŞEKKÜR MESAJI  |  PATATES HASADINA BAŞLANDI  |  
ANA SAYFA HABER RESİM VİDEO YAZILAR DUYURU Z.DEFTERİ İLETİŞİM
ÜYE OL / GİRİŞ
Kategori
Haberler
Resimler
Yazılar
Fıkra
Köşe Yazıları
Şiir
Güzel Sözler
Tarih
Slayt
Iğdır'ın Yüreğine Dokunanlar Iğdır'ın Yüreğine Dokunanlar
Genel Kültür
Avanak Avni ve Karikatür
İstatistik
Bugün  Toplam 
 Tekil 164  1269320 
 Online
 IP 54.161.118.57 
Son Yazılar
15 TEMMUZ'DA YÜKSEL BABAL YERİNE BİR FETÖCÜ EMNİYET MÜDÜRÜ OLSAYDI
BİR GAZETECİ NASIL SİLİNİR?
EL MECBUR
PRATİK KAYISI TOPLAMA ARACI
NETİCEYE BAK
Köşe Yazıları Konuk YazarKonu Eklemek için Üyelik Seviyeniz Yetersiz

YARIM KALAN DEVRİM

           

YARIM KALAN DEVRİM

13/05/2019

Zeki Sarıhan



Kurtuluş Savaşı’nın 100. yılında, ezberlenmiş sloganları tekrar etmek yerine, onun temel özellikleri hakkında tahliller yapmaya sıra gelmiş olmalı.



Öncelikle bu savaşın Türkleri tarih içindeki uzun yürüyüşlerinden hangi aşamayı temsil etini saptamalıyız.



Selçuklu ve Anadolu Selçuklu gibi Osmanlı Devleti de Türklerin yönetimindeydi ancak bunlar milli devletler değil, hanedanların yönettiği ve Türk olmayan unsurların memleketlerini de içine alan imparatorluklardı. Savaşların amacı, başka milletlerin yaşadığı toprakları onların elinden alarak veya daha önce ele geçirilen toprakları elde tutarak imparatorluk hazinesinin kaynaklarını güven altına almaktı. İmparatorluk topraklarına “vatan” değil “mülk” deniyordu. “Millet” ise din topluluklarına verilen addı.



Dünyayı kasıp kavuran Fransız burjuva ihtilali, diğer milletler gibi Osmanlı imparatorluğunda yaşayan milliyetleri de derinden etkiledi ve her millet imparatorluktan ayrılarak kendi devletlerini kurma çabası içine girdi. Bu akım Türkleri de içine almakta gecikmedi. Gene de Namık Kemal’deki “vatan” kavramı henüz Osmanlı imparatorluğu topraklarını ifade eder. Millet ise bu imparatorluğun uyruğu olan herkesi.



İMPARATORLUĞU YAŞATMA ÇABALARI



20. Yüzyılın başlarında bu vatan ve milletin neleri kapsadığı konunda üç akım uç verdi. (Tarık Zafer Tunaya, bunların her biri için kitap yazmıştır.)



OSMANLICILIK: Hâlâ çok milliyetli ve çok dinli bir imparatorluğun yaşayabileceğini umuyor, dağılmayı önlemek için reformlara umut bağlıyordu. Bu reformların başında meşrutiyet ve onun gereği olan anayasanın ilanı idi. Her milliyetin temsil edileceği 1876 Meclisi Mebusan bunun ürünüdür. Gerçekte imparatorluğun yaşayabilmesi için tek çözüm bir federasyondu ama bunun fikrî alt yapısı hazır olmadığı gibi, İkinci Abdülhamit bu Meclise de tahammül edemeyerek onu dağıttı ve 1878’den 1908’e kadar ülkeyi tek başına yönetti.



1908 Meşrutiyet Devrimiyle, imparatorluktaki “unsur”ların demokrasi içinde birlikte yaşayabileceği umudu yeşermişse de bu kez iktidarı ele geçiren İttihat ve Terakki zihniyeti, milliyetleri bir arada tutabilecek bir yapıda değildi.



İSLAMCILIK: İkinci Meşrutiyet’te ortaya çıkan çözüm önerilerinden biri İslamcılıktı. Müslüman olmayan unsurların imparatorluktan ayrılması mukadder görülüyordu. Öyleyse, Müslüman Türkler, Araplar ve Kürtler, bir devlet halinde yaşamalıydılar. Bu akımı savunanlar, dini (hatta mezhebin) toplulukları bir arada tutabileceğini sanıyorlardı. Oysa kendi milli devletlerini kurma akımı din ve mezheple sınırlı olmaksızın bütün milletleri etkisi altına almıştı.



TURANCILIK: Arapların da elde tutulamayacağını görenler İkinci Meşrutiyet’te Turancılık akımını ortaya attılar. Bütün Türkler tek bir devlet altında birleşmeliydi. Türk asıllı toplulukları büyük kısmı Çarlığın egemenliği altındaydı. Böyle bir plan Çarlığın rakibi Almanların da işine geliyordu. İmparatorluk Almanların yanında savaşa girerse geniş bir Türk devleti kurulacaktı. Çarlık yıkılsa ve Orta Asya Türkleri serbest kalsa bile, bu toplulukların coğrafi uzaklık ve yüzyılların biçimlendirdiği farklılıklar nedeniyle Türkiye Türkleri ile birlikte tek bir devlet çatısı altında birleşemeyeceği hesaba katılmadı.



BAĞIMSIZ TÜRKİYE CUMHURİYETİ: Birinci Dünya Savaşı, hem İslamcılığın hem de Turancılığın iflası ile sonuçlandı. Öyleyse gerçekleşmesi mümkün başka bir proje gerekliydi. Bu proje, Anadolu’da bağımsız bir Türk devleti kurmaktan ibaretti. (Bu projede Kürtlerin yerini ayrıca ele alacağım). Kurtuluş Savaşı’nda gerçekleştirilmesi için uğraşılan proje Millî Devlettir. Öte yandan bu devlet artık mutlakıyetle yönetilemezdi. Türkler Abdülhamit döneminde uzun bir ara verilmiş de olsa parlamenter sistemle tanışmışlardı. Hatta Sultan Reşat’ın başta bulunduğu yıllarda (1909-1918) Padişahın yetkileri, nerdeyse İngiliz kralının yetkileri kadardı. Türkiye’de cumhuriyet, gerçekte TBMM’nin açıldığı 23 Nisan 1920’de kurulmuştur.



Kurtuluş Savaşı’nın ideolojisi içinde başlangıçta “millî hâkimiyet” vurgusu yapıldıysa da bu hanedanı dışlayan bir niyetten kaynaklanmıyordu. Fakat Padişah’ın düşmanın basit bir aleti olarak hareket etmesi ve Kuvayı Milliye’ye düşmanlık yapması sonucu onun sonunu getirdi ve zaten artık zamanı gelmiş olan Cumhuriyet’e geçişi kolaylaştırdı. Kurtuluş Savaşıyla büyük bir prestij sağlayan kadrolar, egemenliği sembolik de olsa hanedana devredemezdi. Meclis, 1 Kasım 1922’de zaten İstanbul’a bile hükmetmekte aciz olan Padişahlığı kaldırdığını ilan etti.



MİLLÎ DEVRİM: Ülkenin bağımsızlığını hedefleyen devrimdir. Ancak bu demokratik bir devrimin bütün unsurlarını kapsamaz. Demokratik devrim olabilmesi için ülkeyi seçilmiş bir meclisin yönetmesi de yetmez. Toprak ağalığı başta olmak üzere feodal yapının tasfiye edilmesi, kitlelerin özgürleşmesi gerekir. Kurtuluş Savaşının programı içinde böyle bir hedef yoktur. Bunun nedeni, milli devrimi yapacak sınıfların henüz güçlü olmamasıdır. Bu savaşa önderlik yapan milli burjuvazi zayıftır ve zaferde taşralı unsurların da (ağa, tefeci, esnaf, ruhban) payı vardır. Millî burjuvazi, savaş yıllarında (1920), kısa süren bir tereddütten sonra emekçilerle ittifak yapmak yerine bu unsurlarla ittifakı tercih etmiştir. 1920’de çok güçlenmiş olan solculuk aydınlarla sınırlı kalmış, bunun kitlelere bulaşması engellenmiştir, Zaten işçi sınıfı güçsüz, köylü kitleleri ise örgütsüzdür. Savaş sonunda iktidardan uzaklaştırılan komprador burjuvazinin yerini İkinci Dünya Savaşından sonra bu yeni burjuvazi almıştır.



Sovyet devriminden sonra Uzak Doğu devrimcileri tarafından teorileştirilen ve 1960’lardan sonra Türkiyeli devrimciler tarafından da savunulan “milli demokratik devrim,” işçi sınıfı önderliğine emperyalizmin ve toprak ağalığının tasfiyesi ve kesintisiz olarak sosyalizme geçmeyi hedefler. Türkiye devrimcileri 1968’lerde bu hedefe yaklaşmış iseler de emperyalistler ve işbirlikçileri tarafından şiddetle ezilmişlerdir. Böylece yarım kalan millî devrimin demokrasi ve halkçılıkla tamamlanması engellenmiştir. (12 Mayıs 2019)


Spacenuke Spacenuke Facebook Facebook Twitter Twitter FriendFeed FriendFeed

Gönderen:konukyazar   Tarih:13 Mayıs 2019   Puan:20   Toplam 380 defa okundu
 Önceki sayfa « » Sonraki sayfa
   Tavsiye et    Kaydet
   Yorum ekle    Yazdır
Puan ver 
 
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
   
 
Son Eklenen
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI NOT ETSİN…
KARGAYA BOKUN İLAÇ DEMİŞLER…
YURTTAŞLIK BİLİNCİ KABARIYOR
KURTULUŞ SAVAŞINDA DİN OLGUSU Zeki Sarıhan
Kurtuluş Savaşı Yazıları-9 KIRLARDAN ŞEHİRLERE
YARIM KALAN DEVRİM
Kurtuluş Savaşı Yazıları-2 TEMEL İLKE: MİLLETİN GÜCÜNE GÜVENMEK
KURTULUŞ SAVAŞI NE ZAMAN BAŞLADI?
31 Mart Yerel Seçim Sonuçları SONUN BAŞLANGICI OLABİLİR
NEVRUZ MU BALO MU?
ÖĞRETMEN VE DOZER
AZİZ NESİN ELBETTE HAKLIDIR, ÇÜNK܅
Dünya Kadınlar Gününde BİR KİTABIN HİKÂYESİ
BİZ NASIL BİR MİLLETİZ?
GÖRESİM GELDİ
ÖNEMLİ BİR İŞ YAPMAK İSTİYORSAN…
YILBAŞINI CEZA EVLERİNDE GEÇİRENLER İÇİN
SURİYE’NİN SEVR’İ Zeki Sarıhan
MANSUR YAVAŞ Zeki Sarıhan
İSİMLERİN ANLATTIĞI KÜLTÜR Zeki Sarıhan
SİYASİ İNTİHAR Zeki Sarıhan
m. kemal kitabı üzerine: NEDEN BÖYLE YAZIYOR? Zeki Sarıhan
BENİ BAĞLAMAZ Zeki Sarıhan
Zeki Sarıhan “KEŞKE YUNANLILAR KAZANSAYDI”
HEMŞERİ KİTAPLIĞI Zeki Sarıhan
HEMŞERİ KİTAPLIĞI Zeki Sarıhan
HEMŞERİ KİTAPLIĞI Zeki Sarıhan
ZEKİ SARIHAN: NAMAZDA GÖZÜ OLMAYANIN…
ZEKİ SARUHAN-FERİT OĞUZ BAYIR’IN MİRASI
GÜNDÜZ MURGUL: NEREDEN NEREYE IĞDIR
G.MURGUL: BİRLİĞİN KOŞULU
GÜNDÜZ MURGUL:YENİ YIL DİLEĞİ
Gündüz MURGUL: KÖRLEŞMİŞ TOPLUM
Gündüz MURGUL :“OKUDUĞUMUZU ANLAMIYORUZ “
Gündüz Murgul : ZÜMRÜD Ü ANKA
GÜNDÜZ MURGUL: İNADI BIRAK!
Gündüz MURGUL SUYUN BAŞI
Gündüz MURGUL “ESKİ” TÜRKİYE-“YENİ” TÜRKİYE
Popüler
GÜNDÜZ MURGUL: NEREDEN NEREYE IĞDIR
GÜNDÜZ MURGUL: İNADI BIRAK!
Gündüz MURGUL SUYUN BAŞI
Gündüz MURGUL “ESKİ” TÜRKİYE-“YENİ” TÜRKİYE
G.MURGUL: BİRLİĞİN KOŞULU
Gündüz Murgul : ZÜMRÜD Ü ANKA
Gündüz MURGUL :“OKUDUĞUMUZU ANLAMIYORUZ “
GÜNDÜZ MURGUL:YENİ YIL DİLEĞİ
Gündüz MURGUL: KÖRLEŞMİŞ TOPLUM
ZEKİ SARIHAN: NAMAZDA GÖZÜ OLMAYANIN…
ZEKİ SARUHAN-FERİT OĞUZ BAYIR’IN MİRASI
Zeki Sarıhan “KEŞKE YUNANLILAR KAZANSAYDI”
HEMŞERİ KİTAPLIĞI Zeki Sarıhan
SİYASİ İNTİHAR Zeki Sarıhan
HEMŞERİ KİTAPLIĞI Zeki Sarıhan
HEMŞERİ KİTAPLIĞI Zeki Sarıhan
BENİ BAĞLAMAZ Zeki Sarıhan
m. kemal kitabı üzerine: NEDEN BÖYLE YAZIYOR? Zeki Sarıhan
MANSUR YAVAŞ Zeki Sarıhan
SURİYE’NİN SEVR’İ Zeki Sarıhan
İSİMLERİN ANLATTIĞI KÜLTÜR Zeki Sarıhan
YILBAŞINI CEZA EVLERİNDE GEÇİRENLER İÇİN
GÖRESİM GELDİ
ÖNEMLİ BİR İŞ YAPMAK İSTİYORSAN…
BİZ NASIL BİR MİLLETİZ?
AZİZ NESİN ELBETTE HAKLIDIR, ÇÜNK܅
Dünya Kadınlar Gününde BİR KİTABIN HİKÂYESİ
YARIM KALAN DEVRİM
ÖĞRETMEN VE DOZER
Kurtuluş Savaşı Yazıları-2 TEMEL İLKE: MİLLETİN GÜCÜNE GÜVENMEK
NEVRUZ MU BALO MU?
31 Mart Yerel Seçim Sonuçları SONUN BAŞLANGICI OLABİLİR
KURTULUŞ SAVAŞINDA DİN OLGUSU Zeki Sarıhan
Kurtuluş Savaşı Yazıları-9 KIRLARDAN ŞEHİRLERE
YURTTAŞLIK BİLİNCİ KABARIYOR
KARGAYA BOKUN İLAÇ DEMİŞLER…
KURTULUŞ SAVAŞI NE ZAMAN BAŞLADI?
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI NOT ETSİN…
Üyelik Menü
Üye adı :  
Şifre :  
Beni Hatırla
  Üye olun    
  Şifremi Unuttum   
Hasan TUFAN
BİR GAZETECİ NASIL SİLİNİR?..
21 Temmuz 2019
Akay AKTAŞ
15 TEMMUZ'DA YÜKSEL BABAL YERİNE Bİ..
21 Temmuz 2019
Gündüz MURGUL
EL MECBUR..
20 Temmuz 2019
İslam Çankaya
BİR ŞEHRİN HİKAYESİNDE – IĞDIR..
9 Ocak 2017
Prof.Yavuz ÖZTÜRKLER
Düdüğe Boş Üfürmek....
13 Mayıs 2019
Ekrem ŞEK
3D Printer Nedir ?..
4 Nisan 2016
Konuk YAZAR
HAK YOLUNA ÇAĞRI..
19 Temmuz 2019
ANKET
Bu site sizce nasıl olmuş ?
Çok güzel
Güzel
Normal
Biraz kötü
Çok kötü
Arama
  
 Site içi    Google
Müzik Player